Bunu belirttikten sonra şöyle diyorum:
"Her kim, ibadetlerden herhangi birisinin Allah'tan başka kendisine de yapılmasına rıza gösterirse o kafirdir, küfür ve sapıklıkta en ileri gitmiş biridir. Bu kimsenin tekfir edilmesi ve reddedilmesi gerekir. Onun küfründe şüphe eden veya duraklayan ancak, hem gözü hem de basireti körelmiş, onun gibi kafir olan bir kimsedir.
Kitap ve sünnette tagut zikredildiği zaman tagutun küfrü de açıkça bildirilir. Bu göstermektedir ki, tagut kelimesi küfrü açık olan kimseler hakkında kullanılır. Fakat bu kelime bazen lügat manasıyla yani; "haddini aşan" manasıyla kullanılmış ve haddini aşan belli şahıslara da tagut ismi verilmiştir. Şüphesiz her haddini aşan zalim, kafir olmaz. Bu sebeple selefi salihin alimleri bazen bu kelimeyi, zamanlarındaki bazı kimseler hakkında lügat manasında kullanmışlardır. Beni Umeyye zalimleri ve Abbasiler dönenimde Haccac ve benzeri yöneticileri hakkında, zulüm konusunda hadlerini aşmış görerek onlara tagut ismini vermişler, fakat onları tekfir etme konusunda duraklamışlardır.
0 /YORUM/:
Yorum Gönder